Kurulu pelet tesisi satın almadan önce: devir, kapora, vaatler
Kurulu tesis almak makine riskini azaltır ama sözlü vaatlerin hiçbiri sözleşmeye girmez; girmeyen vaat yoktur. Ben kaporayı yazılı iade şartı olmadan ödedim ve yandı; ödediğim kişi, başta bana o iyimser hesabı veren makine satıcısıydı. Bu yazıda iki ayrı kişi var: makineyi satan yerli makineci ve tesisini devretmek isteyen üretici. İkisini karıştırmamak gerekir; biri satıyor, diğeri bu işi yaşamış.
Devretmek isteyen üreticinin tesisi şöyle sunuldu: ithal pres, kurutma sobası, elek, silo, paketleme hattı, bir parti çuval; üstüne şirketle birlikte devir imkânı, hazır ihracat belgeleri, eğitim ve satış bağlantıları. Kâğıt üstünde eksiksiz paket. Sorunca netleşenler:
- "Saatte 1 ton" → üretici açık söyledi: mevcut kapasite 600–700 kg/saat, saatte 1 tona çıkmak için ek motor yatırımı gerekiyor. Ders şu: ilandaki veya katalogdaki kapasite ile hattın bugün verdiği kapasite aynı şey değildir; aradaki fark senin cebinden çıkar. Sayaçla ölçülen rakamı iste, bir vardiya çalıştırıp kantarla tart.
- "30 kW yeter" → bana başta söylenen rakam buydu; sonra 110 kVA'ya çıktı. Tesisini devreden üretici ise baştan 125–150 kVA dedi ve kendi bölgesinde 100 kVA bağlantı bile bulamadığını ekledi. Tesisi taşıyacağın yerin bağlantı görüşü gelmeden sözleşme imzalama.
- "Belgeler hazır" → ihracat belgeleri zaman aşımına uğramıştı, yenileme masrafı gerekiyordu. ENplus sertifikası şirkete ve tesise bağlıdır; tesis taşınınca denetim yenilenir.
- "Şirketi de devrederiz" → şirket devri, şirketin geçmiş borç ve davalarını da devralmak demek. Mali müşavir ve avukat incelemesi olmadan devralınmaz; makineyi ayrı al, şirketi bırak.
- "Satış bağlantılarımı veririm" → verilen şey telefon numaralarıydı, alım taahhüdü değil. Bağlantı dediğin şey yazılı bir alım sözleşmesi veya en azından fiyatlı teklif mektubu değilse sıfır değerdedir.
- "Yerli makine olmaz, hepsi kopya" → kısmen doğru (kalıp çeliği sorunu gerçek), ama bu cümle aynı zamanda ithal makinenin fiyatını savunmak için söylenir. Yedek kalıbın nereden, kaç günde, kaça geldiğini sor; ithal kalıp takımı on binlerce lira ve haftalar sürüyor.
- Tesisin geçmişi → sahibi yerli makineyle uzun süre üretime başlayamamış, sonra ithal makineyle hattı yeniden kurdurmuş; hat çalıştıktan sonra da batmış. Her kurulu tesisin bir "neden satılıyor" hikâyesi var; sorulmayan hikâye alıcının başına kalır.
Bu tek bir tesisin hikâyesi değil. Devralmak için ulaştığım üreticilerin hepsi tesisini devretmeye çalışıyordu; bazıları tamamen batmıştı, biri bu iş yüzünden kendi canına kıymış bir üreticinin ailesiydi. Satılık tesis bolluğu bir fırsat işareti değil, sektörün durumunun kendisi.
Kapora için kural basit ve bunu ihlal ettiğim için yazıyorum. Benim kaporam makine satıcısına gitti: başta hammaddeyi ucuz, kaybı küçük, satışı yüksek gösteren hesabı veren kişiye. Beni ikna edene kadar her gün aradı, işi öve öve anlattı. Kaporayı attığım anda ilgisi bitti; elektrik gerekliliği gibi şeyleri de ancak o zaman söylemeye başladı. Sıra tersine olmalı: önce şartlar, sonra para. Satıcının ilgisi parayla birlikte sönüyorsa anlattığı iş de o kadardı. Kural şu: kapora, iade şartları yazılı ve imzalı olmadan ödenmez. Yazıya şunlar girer: bağlantı gücü sağlanamazsa iade, kapasite testi tutmazsa iade, belirtilen ekipman listesi eksik çıkarsa iade, süre. Noter şart değil, iki tarafın imzaladığı bir protokol ve banka havalesi açıklaması yeter. "Aramızda güven var" cümlesi duyduğun anda masadan kalk; güven varsa yazmaktan kimse kaçınmaz.
Son olarak yer tavsiyelerine dikkat: bana kendi bölgem "rakip çıkarırlar" diye kötülenip başka ilçeler önerildi. Tavsiye edenin yer tercihi genelde kendi çevresiyle ilgilidir, senin talaş kaynağınla değil. Talaş nerede bolsa tesis oraya kurulur; benim bölgemde talaş boldu ama çekici ve tedarik zinciri zayıftı, bunu da hesaba kat.
Talaş fiyatı, nem, kapasite ve alım sezonunu gir; kilogram başına gerçek maliyet, yıllık kâr/zarar ve gereken depo alanı çıksın.
Hesaplayıcıyı aç